Bu yazımızı Kuruluş ve Kurtuluşun Şehri, İpek Şehir Bilecik’e adını veren ve 12 ipek fabrikasıyla yöre ekonomisinin lokomotifi ‘İpekçilik ve İpek Böcekçiliği’ adına yakılmış bir türkünün öyküsüne ayıralım diye düşündük.
Somut olmayan kültürler üzerine yaptığımız araştırmalarda onlarca türkü derlememize rağmen bir zamanlar Bilecik’in ismi ile özdeşleşmiş çatma kadifesi ile ilgili herhangi bir türkü ve ezgisine rastlayamamıştık. Hatta ipeğin bu kadar önemli olduğu bir şehir de bu zamana kadar, ‘Neden ipek ve ipek böceği üzerine bir türkü yakılmamış ki?’ diye düşünüyorduk. Ki sorumuzun cevabını, Hüsamettin Şemsi Ege tarafından ‘Devrimin Sesi’ dergisinin ilk sayısında 1936 yılında kaleme alınan ‘İpek Böceğine Bakmalı’ isimli bir makale de bulduk.
Türkünün öyküsü ve sözleri çok anlamlıydı. Bu türkünün ezgisine ulaşmaya çalıştık fakat ne yazık ki başarılı olamadık. Fakat ‘Yılmak yok!’, diyerek türkü sözlerini Bilecik’li Âşık Ziya VAR hocamızla paylaştık. Kendisine türkünün öneminden ve öyküsünden bahsettik. İpek Şehir Bilecik’imizin kendi ismi ile özdeş bir türküye ihtiyacı olacağını düşündüğümüzü ilettik. Ve neticede bu yazının ekinde yer alan görselde en doğal halini dinleyeceğiniz, bestesini Bilecik’li Aşık Ziya Var hocamın yaptığı, Harun ATAPAY hocam tarafından notalandırılan ve sözleri Hasan TAŞCI tarafından düzenlenen Osmaneli ilçemize ait ‘YAPRAK ALDIM KARAKAŞLI HASAN’DAN (İpek Böceğine Bakmalı) isimli türkümüz ortaya çıktı. Umarım beğenirsiniz.
Türkünün öyküsüne gelince……!
Hüsamettin Şemsi makalesinde o günlerde yetiştirilen ipekböceği tarımının zorluğundan bakın nasıl bahsediyor?
Bilecik bölgesinin diğer ilçe, bucak ve köylerinde olduğu gibi Osmaneli ilçesinde de çok önemli bir geçim kaynağı olan ipek böceği yetiştiriciliği zamanın türkülerine bile konu olmuştur. Bu türkülerden biri de günümüzde Bursa ili İznik ilçesine bağlı Karatekin köylü Ömer’den alınan ipek böceği tohumu üzerine yakılan bir türküdür.
“Yıl 1935. Bütün köylü ve şehirli hemşerilerimiz ipek böceği yetiştirmeye heveslenirler. Fakat hiç kimse mevcut dut yaprakları, ‘yeter mi yetmez mi?’, diye düşünmez. Böceklerin tam koza yapacağı zaman memlekette büyük bir yaprak buhranı başlar. Dut yaprağının kilosu yedi sekiz kuruşa çıkar. Kârdan ziyana dönülür. Buna benzer yaprak kıtlığı on ila on beş, yirmi yıl öncede yaşanmıştır. O yıllarda dut yaprağı kıtlığı üzerine, ‘İpek Böceğine Bakmalı’ isimli bir türkü yakılır.”
Yaprak Aldım Karakaşlı Hasan’dan
(İpek Böceğine Bakmalı)
Yöresi : Bilecik – Osmaneli
Kimden Alındığı : Anonim
Sözleri Aktaran : Hüsamettin Şemsi
Sözleri Düzenleyen : Hasan Taşcı
Beste /Yorum : Âşık Ziya Var
Notaya Alan : Harun Atapay
Yaprak aldım Karakaşlı Hasan’dan (2) Eve geldim duramadım tasamdan Çıktı da gitti beş yüz elli kesemden Aman dellâl durma gezdir ipeği İrheine koydum elmas küpeyi
***
Çalı diktim on gün oldu çıkmadı Çıkıp çıkıp akça koza yapmadı Getir karı samur kürkü salalım Salalım da yenisini yapalım. Aman dellâl durma gezdir ipeği İrheine koydum elmas küpeyi
***
Tohum aldım Karadinli Ömer’den Eve geldim duramadım kederden Çıktı da gitti beş yüz elli kemerden Aman dellâl durma gezdir ipeği İrheine koydum elmas küpeyi
Dellâl :Tellal İrheine :Rehine Karadin :İznik’e bağlı Karatekin Köyü