Ayakkabı Bot ve çizme Günlük ayakkabı Bot ayakkabı modelleri Çizme ayakkabı Terlik ayakkabı Sandalet Babet Spor ayakkabı Topuklu ayakkabı İç giyim Mayo Çorap Fantezi giyim İç çamaşır takımları Sütyen Gecelik Pijama takımı Gece elbisesi Plaj giyim Giyim Büyük beden Tesettür Etek Trenckot tarz eşofman takımları bayan Mont Gömlek Pantolon T-shirt Sweatshirt Kırmızı elbiseler Ceket Çanta Çanta aksesuarlar Bebek bakım çantası Spor çanta Okul çantası Laptop çantası Portföy çanta Bel çantası Postacı çantası El çantası Sırt çanta Bebek bakım çantası Omuz çantası Atlet Külot Jartiyer Tanga Jüpon Body Büstiyer

bilecik haberleribilecik haberbozüyük haberosmaneli haberdövizakpchpmhp
DOLAR
44,8573
EURO
52,8184
ALTIN
6.966,26
BIST
14.587,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bilecik
Hafif Yağmurlu
13°C
Bilecik
13°C
Hafif Yağmurlu
Pazartesi Az Bulutlu
17°C
Salı Çok Bulutlu
20°C
Çarşamba Yağmurlu
11°C
Perşembe Çok Bulutlu
11°C

Betül Altınsoy’un Değerli Yazar ve Şair Zübeyde ASYA İle Söyleşisi

05.10.2023 12:34
A+
A-

Sizi biraz tanıyabilir miyiz?

15 Aralık 1985 doğumluyum. Kayseri’de doğdum, büyüdüm. Kayseri’de yaşıyorum. İlk öğretim ve lise öğrenimimi Kayseri’de tamamladım. Üniversite eğitimim Çocuk Gelişimi üzerine.. Evliyim. Anneyim. İki şiir kitabım var. İlk kitabım “İçimdeki Sen” Nisan 2022’de çıktı. Farklı bir yayınevinde  bir yıl yayında kaldıktan sonra bu yıl tekrardan Ağustos itibariyle Kitap Yurdu Doğrudan Yayıncılık tarafından yayınlandı, Kitap yurdu online alışveriş sitesinde satışa sunuldu. İkinci kitabım olan “Özlemin Bütün Hâlleri” ise Ocak 2023’ten beri KDY’de yayında ve kitap yurdunda satıştadır. Bunun dışında deneme ve şiirlerimi kimini aylık olarak, kimini zaman aralığı olmadan yayınladığım birçok web sitesi bulunmaktadır. Ayrıca bir yazar arkadaşımla edebi faaliyetlerini ortak yürüttüğümüz, yöneticiliğini yaptığımız, yazar arkadaşlarımıza ücretsiz; kitap tanıtımlarını, röportajlarını, eserlerini yayınlama imkânı sağladığımız web sitemiz de bulunmaktadır. Yani kendi edebi sitemin yanında diğer dergi ve sitelerde yazarak, okuyarak edebiyatla haşır neşir bir hâlde edebi hayatımı sürdürmekteyim.

Şiir yazmaya ne zaman başladınız?

Şiir yazmaya lise öğrencisi iken başladım. Kendimi denediğim bir dönemdi, kimseyle paylaşmıyordum. Şiirler, sözler yazıyordum ve mektup tarzı karalamalarım oluyordu. Lise öğrenimi gördüğüm dönemde sınıfımızda edebiyat öğretmenimiz tarafından kompozisyonları beğenilen tek öğrenciydim. Bu beni farklı türlerde de yazmaya teşvik etti. Yazarlığın hayranlık uyandırıcı birçok yanının olduğunun bilincindeydim. Yani genel bilgi birikimine sahip olmak, kendi içini ve başka karakterleri okuyabilmek; davranışlarının nedenini, amacını doğru analiz edebilmek,  başka hayatlara empati yapabilme kabiliyetine sahip olabilmek gibi yetenek gerektiren takdir edilesi bir şey olduğunun farkındaydım. Lise yıllarında yazmak ve yazarlık ilgimi çekmeye başlamıştı ve lise yıllarından beri içimde saklı bir hayaldi. O zamanlar kendime sorduğum “Acaba bir gün ben de yazar olur muyum?” sorusunun cevabını bu günlerde almış bulunuyorum.

İlk kitabınızı çıkartmayı ne zaman ve nasıl düşündünüz? Bunu gerçekleştirmek sizin hayaliniz miydi?

Evet, tabii ki hayalimdi.

İlk kitabımı 2020 yılında düşünceme aldım. Her türden ve çok kitap okuyan bir insanım, okumak bana heyecan veriyor, okuyarak geçirilen zaman güzel değerlendirilmiş ve taçlandırılmış bir zamandır diye düşünüyorum. Her zaman okumaya aç bir insanımdır. Kendi seviyemi görebilmek için, Türk şairlerden ve yabancı şairlerden yüze yakın birçok şiir kitabı okudum. Bunun yanında yine diğer türlerden yüzlercesini okudum, okuma listeme aldım.  Daha kitaplarını okumak istediğim çok yazar ve üstat var. Her yıl okumak istediğim kitap sayısı bir önceki yıldan daha çok oluyor.

Benim izlenimime göre okumadan yazanlarda bi kendini bilmezlik veya kendinin farkında olmazlık oluyor. Bunların burnu Kaf Dağı’nda tabiri caizse. Okumayı sevmeyenler nasıl oluyor da kendi yazdıkları kitaplar okunsun istiyor onu da anlayamıyorum. Ayrıca her aklına eseni hunharca kağıda dökmek de bana göre değil. Ve ben her karalamayı şiirden sayıp binlerce şiirim var demek de istemiyorum..

Yani işin özü yeteneğimin farkındaydım ama çok okumakla kitap çıkarma cesaretine erişebildim.

Türkiye’de medya-okuma kültürü ilişkisinde son durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’de okurluk, okumayı bilen nüfusa oranla sayıca çok düşük, bunu çeşitli araştırma ve anket çalışmaları da göz önüne seriyor. Onlar sermese de “Görünen köy kılavuz istemez”.

Çok yakın çevremize bakmamız, etrafımızdaki eş dost, akraba yüzlerce kişi içerisinden kaçı kitap okuyor, kaçıyla okuduğu kitap üzerine sohbet edebiliyoruz? Bunları sorgulamamız yeterli. Büyüklerinin kitap okuma alışkanlığı olmayan bir toplumun küçüklerine kitap okutmak çok zor. Basılı gazete okuyan sayısı da eskiye oranla daha düşük. İnternet gazeteleri ne kadar okunuyor, okurluk ne durumda bilmiyorum. Edebi metinlere, kitaplara gelince; genel itibariyle biz yeni yazarların kitapları da pek okunmuyor. Okuyan azınlık tarafından tercih edilmiyor. Okuyan kesim sadece dünya klasiklerini, Türk edebiyatının klasiklerini okuyarak belki kendilerini elit kesimden sayıyor. Ben biraz dobra söylemlerin insanıyım ama benim gördüğüm kadarıyla olan bu. Bilmiyorum belki bazısı haklı ama kendi döneminde beğenilmemiş şimdilerde klasik olarak ve beğenilerek okunan çok eser var. Yazarlık böyle bir şey okunmadan önce ölmek gerekiyor. Öldükten sonra dönemin binlerce yazarı içinden sadece birkaçının yazdıklarının kıymetinin farkına varılıyor. Piyango kimlerin biletine vurursa artık, kısmet.. Ondan sonra yazarın geçmişte ağzından çıkmış her söz, yazdığı her kelime, büyük bir hazine değeri görüyor.

Ya da günümüzde okunmak için büyük paralar harcayarak ve geniş bir çevreyle sosyal medyada popülerlik elde etmeniz gerekiyor. Ben de kendim için bunu gerekli görmüyorum.

Okumayı sevmeyen ve sevdirilmeyen asıl konuşmamız gereken hiç kitap okumayan kesime baktığımızda ise bunlar hakkında söylemeden edemeyeceğim birkaç sözüm var. Bunlar, Tweeter’da tweet okuması yapıyor, Tik Tok, instagram vs.de video izleyerek gerekli duygusal doyuma, hayat bilgisine, ilime ve irfana eriştiğini düşünüyor. Haliyle üzücü bir tablo.

Şuana kadar hangi derleme ve antolojilerde yer aldınız?

Hiçbir derlemede ve antolojilerde şiirlerimle yer almadım. Fakat halihazırda kültürel bir projede; “Sınır Tanımayan Şiirler; Brezilya ve Türkiye” şiirsel antoloji kitabı için Türk şairlerden seçilecek şiirlerin jürilerinden biri olarak yer alıyorum. Bunun dışında Antoloji.com’dayım. Ayrıca bir yazar arkadaşımın SMA rahatsızlığı olan çocukların tedavisine geliriyle destek olmak için yayınlatmak istediği bir şiir kitabı projesi vardı. Bu projeye bir şiirimle katıldım. Bu proje henüz tamamına ermedi. Antoloji kitabında yer almak ile ilgili şahsen benim isteğim, şiir kitabı okuyanı ya da genel okuru çok olan bir ülkenin (ülkelerin) antoloji kitabında bulunmaktır.

Şiir veya denemelerinizin konusunu nasıl belirliyorsunuz, sadece yaşadıklarınızdan yola çıkarak mı yazıyorsunuz?

Çoğunda yaşadıklarımın duygusu var. Ama izlediğim bir haberde; yaşanılan, filmde; oynatılan role, hikâyeye, kitapta; yazılan olaylara, durumlara, kişilere empati yaparak bakıyorum, okuyorum. Bu yüzden bazı yazılarımın, şiirlerimin konusu kendi hayatımdan, kendi yaşadıklarımdan, tecrübelerimden değil.

Okumayı en beğendiğiniz tür hangisidir?

Tür ayırt etmem yeter ki içeriği dolu ve anlatımı akıcı olsun. Ama okunması zor kitapları da hiç yarıda bırakmam mutlaka bitiririm. Yavaş ilerler ama biter. Bu konuda galiba takıntılı bir okurum.

Günlük yaşamınızın ne kadarlık bölümünü yazmaya ve okumaya ayırıyorsunuz?

Sabah erken saatlerde okumayı çok severim. Onun dışında gün içerisinde sorumluluklarımdan fırsat buldukça her gün okumaya özen gösteririm. Okuduğum kitap sürükleyici bir tarzda yazılmışsa gece geç saatlere kadar kitap okurum.

Yazmak, benim için yemek içmek gibi bir ihtiyaç ama her zaman acıkmıyorum, susamıyorum. Yani günlük rutinim değil.

“Bazen düşünceler kendiliğinden ayaklanır, kendiliğinden uyanır insan, çağrılmadan gelir ilham…” bana ait bir sözdür.  Demem o ki; yazma ihtiyacı doğar ve yazarım.

Genel olarak bir hafta içerisinde üç günüm yazmakla geçiyordur. Bazen kısa sözler, şiirler, bazen de deneme tarzında yazılar yazıyorum.

Hedefinize ulaşmak için riskler alır mısınız?

Gerçekten kalpten çok istediğim bir arzum, hedefim varsa ulaşmak için riskler alırım. Bu uğurda çok yakınım da olsalar kimsenin olumsuz söylemlerine kulak asmam, onlarla arama mesafe koyar, hedefime konsantre olurum.

Bununla ilgili kendime ait bir motivasyon sözüm var;

“İnsanın bir hayali varsa eğer, önüne koyulan taşları engel olarak görmek yerine yoluna basamak yapabilmelidir.”

Kendi isteklerim söz konusu olunca, risk seven, cesaretli bir insanımdır.

Yeni çalışmalarınız var mı? Varsa, kısaca söz edebilir misiniz?

Bir öykü yazıyorum ama onu kendimi hazır hissettikçe devam ettiriyorum, bitirmek için acele etmiyorum. Yeni şiirler ve de denemeler yazmaya devam ediyorum. Bunlarla ilgili farklı girişimlerim olacak. Fakat her şeyi de anlatmayayım. Çünkü plânlarımı anlatınca hedeflerime doğru giden dümdüz yollar engebelerle dolabiliyor.

Söyleşimizi bitirmeden önce sizin eklemek istediğiniz bir konu var mı?

Yaşar Kemal’i düşünün yetimdi, ırgatlıkta yaptı. Yüksek tahsil göremedi ama kütüphanede çalıştı kitaplarla iç içeydi. Yaşadığı tecrübeler, acılar, yeteneği ve okuduğu kitaplar onu iyi bir yazar yaptı. Yaşadığı dönemde de okuru çoktu mutlaka ama belki bu kadar değildi, bu günlerde çok okunan bir yazar. Yazarlık bizim vazgeçebileceğimiz bir şey değil. Kitap yayınlatsak da yayınlatmasak da yazmaya hep devam edeceğiz. Gerçek kitap okurlarına çağrım; emeklerimizi göz ardı etmeyin. Üreten insanları küstürmeyin. Yeni yazarların kitaplarını da okuyun. Okuyun ki edebiyatımız yerinde saymasın veyahut gerilemesin.

Kitap okuma alışkanlığı olmayanlar da kısa öykülerle, deneme yazılarıyla, şiirlerle okumaya başlasınlar. Tavsiyemi dinleyenler; sıkıntılarına farklı gözlerle bakacaklar, psikolojik olarak iyi hissedecekler mutlaka, kitaplar en iyi dostları olacak.

Vakit ayırdığınız için teşekkür eder, çalışmalarınızda kolaylıklar dilerim. Sizi tanımaktan çok mutlu olduğumu belirtmeden geçemeyeceğim. İlhamınız bol olsun efendim.

Ben de sizi tanımaktan mutluluk duydum, memnun oldum. Birlikte keyif alarak yaptığımız bu güzel röportaj için, emekleriniz için size çok teşekkür ederim. Çalışmalarınızda başarılar dilerim.

Yazarın Diğer Yazıları
ÖZÇİLEK REKLAM1
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

bsr recyclinghof berlin a rel="dofollow" href="https://www.vurgec.com/kategori/canta" title="Çanta">Çanta Çanta aksesuarlar Bebek bakım çantası Spor çanta Okul çantası Laptop çantası Portföy çanta Bel çantası Postacı çantası El çantası Sırt çanta Bebek bakım çantası Omuz çantası