Öncelikle hoş geldiniz. Bu güzel röportaj için şimdiden teşekkür ederim. Dilersiniz sorularımıza geçelim.
Sohbetimize başlamadan önce sizi tanımak isteyenler için kısaca kendinizden bahseder misiniz?
Hoş buldum teşekkür ediyorum.
Adıyamanlı olup 1971 yılında Mersin de doğdu.13 yaşında İstanbul Büyükada ya gelerek 35 yıl Faytoncu olarak Büyükada da yaşadıktan sonra İstanbul Kartal semtine taşındı İstanbul büyük şehir belediyesinde çalışmaya devam etmekte evli iki kız çocuğu iki erkek torunu var. Tek arayışı gerçek benliğini bulabilmektir.

Kitaplarınızı nasıl yazmaya karar verdiniz? Kitaplarınızın içeriğinden biraz bahseder misiniz?
Kendimi bildim bileli yazıyorum bir yıl öncesine kadar kitap çıkarma düşüncem yok idi. Bir yıl önce kendi kendimle istişare ederek artık zamanı geldi diyerek ilk şiir kitabım olacak VUSLATIN GÖZYAŞLARI’ nı çıkarma kararı aldım. Çok şey yazmak istiyorum lakin kalemim hep sevgiyi, insanları ve insanlığın tükenişini yazıyor.
Müzikle aranız nasıldır? Yazarken, ya da okurken müzik dinler misiniz; yoksa tamamen sessiz bir ortam mı tercih edersiniz?
Müzik vazgeçilmezimdir. Sevdiğim müziği duyup dinlerken duygu seline kapılıp zaman zaman ben benden gidiyorum. İlham kaynağımdır diyebilirim.
Yazarken olmazsa olmazlarınız var mı? Örneğin çay-kahve içmek gibi
Yazmak için insanın duygulanması gerekiyor. Duyguyu hissetmediğim zaman katiyen kalemi elime almıyorum, Alsam da faydası olmuyor. Bir kelime bile yazmak zor, yazsam da bana saçma geliyor ve yırtıp atıyorum. Yalnızca zaman kaybı.
İnsan duygulandığı zaman hâliyle içecek bir şeylere ihtiyaç duyuyor sigara olmazsa olmazlarımdandır.

“Gerçek şair” kimdir?
Meal… Gerçek şair kimdir harkulade bir soru teşekkür ediyorum.
Biz şairler diğer insanlara nazaran biraz daha duygusalız, yüreğimiz daha zariftir. Her şeye farklı pencereden bakar hisseder öyle yazarız. Her şeyin en güzelini öylesine güzel nakş’ederiz ki beyaz sayfalara okuyucuların okudukça okuyası gelir. Gerçek şair yazdıklarını uygulayabilendir. Çok zor lakin imkansız değil.
“Şunu da yapsaydım” dediğiniz bir şey kaldı mı?
Yapmak istediklerini hemen hemen hepsini yaptım hamd olsun. Tüm amacım, bir gün göçüp gideceğim ebediyete ardımdan sadece insandı denmesidir.
Ufukta yeni bir kitap var mı?
Evet yeni projelerim var nasip olur mu bilmem 3 kitap çıkarmayı düşünüyorum birinci FAYTONCU ismini taşıyacak bir roman, ikincisi ikinci şiir kitabım, çıkarmak benim için en önemli olanı. Son olarak hayatımı kaleme alacağım bir roman çalışmam olacak ve ardımda eser eserler bırakmak en büyük hayellerimdendir. An itibariyle 10 tane şiirim bestelendi, bestelenmeye de devam ediyor. Umarım yüzlerce eser bırakabilirim.
Şimdilik projelerim bu kadar, yalnız yarınlar neler getirir bilinmez. Hayatın akışına göre farklı projeler de düşünebilirim.
Peki son olarak yazarken ağladığınız oldu mu?
Yazarken ağladığım oldu mu? Bir çok şiirlerimin son noktasını göz yaşlarım koymuştur. Ağlamadan yazmak düşünemiyorum bile. Yazabilmem için ya çok hüzünlenip ağlamaklı olmalı gözlerim ya da çok neşeli olup şımarmalı gülüşlerim.
BEN ŞAİR’İM
Rüzgârın uğultusundan
Arının vızıltısından
Pilağın cızırtısından
Alırım ilhamımı
ERSOY TÜMAY
Ersoy bey, bu keyifli söyleşi için çok teşekkürler!