Öncelikle hoş geldiniz. Bu güzel röportaj için şimdiden teşekkür ederim. Dilersiniz sorularımıza geçelim.
Kendinizden bahseder misiniz, kısaca okuyucularımıza bahsedelim.
Teşekkür ederim efendim.
26.3.1978 Burdur doğumluyum. Bir kamu kurumunda taşeron işçi statüsünde özel güvenlik görevlisi olarak çalışıyorum. Aynı zamanda Yörük kültürüne hizmet veren derneklerin olduğu Burdur Dernekler Federasyonu kültür Tanıtım görevlisiyim. Yöresel çekimler ile Yörük kültürünü ve örf adetlerimizi ve gittiğim yerin ismi nerden gelmiş hangi ananeleri var gibi vs şeyleri araştırıp ileri gelenler ile söyleşi yaparak kayda alıyor ve her yöreye şiirler yazıp bunu çocuklara okutuyorum. Ayrıca yöremde ilklere imza atarak halkıma şiir okutup şiir klipleri çekiyorum.

Sizce bir şiir kitabı hangi özellikleri taşımalıdır?
Şiir kitapları şairler için evladı gibidir. Sevgi ve özenle üzerine titrerler. Bu nedenle çok önemlidir. Bir şiir kitabı şairin gönül dünyasını çok iyi tanıtmalıdır. Gönül imbiğimizden süzülen duygularımızı kelime karmaşası olmadan giriş gelişme ve sonuç olacak şekilde okuruna aktarabilmeli ve yüreğinde ki duyguyu mısralarında hissettirebilmelidir. Dilin lal olup gönül deryasının kalemle vuslatını sağlayıp mısralarda yol aldırabilmesidir.
Sizce kültür ve sanat konusunda neler yapılabilir?
Bir çok şey yapılabilir. Öncelikle yürekten benimsemeli, fedakarlık yaparak gayret etmelidir. Ben yöremde bu uğurda birçok çalışma yaptım. Unutulmuş değerlerimizi gün ışığına çıkararak kayda alarak kültürel çalışmalara devam ederken bunu küçük bedenlerine kocaman dünyayı sığdıran çocukları dahil ettiğimde ne kadar mana kattığını gördüm. Öyle bir zamana geldik ki ne yazık ki kültür yozlaşması başladı. Kendi kültürümüzü unuttuk, kendi sanatımızı unuttuk. Bunu önlemek için sosyal medyayı olumlu kullanarak bunu topluma yeniden kazandırmamız gerekir.
Eserlerinize tam olarak yansıttığınıza inanıyor musunuz?
Eserlerimi bazen serbest bazen de hece ölçüsü kalıbıyla o anki duygularımı neyden nasıl esinlenmişsem ona yazıyorum. Bu bazen bir doğa (pastoral), bazen aşk (lirik), bazen kahramanlık destan (epik), bazen de eleştiri (satirik) olarak farklı tarzda yazabiliyorum. Bazen de zincir şiir yazdığım oluyor. Hissetiklerimin derununa inip ve o duyguyu verebildiğime inanıyorum.
Şiir kitaplarının ülkemizdeki durumunu nasıl değerlendirirsiniz?
Şiir Kitapları konusunda toplumumuz çok bilinçsiz. Birçok kişi şiiri düz yazı gibi okuyup o duyguyu o hissi algılayamıyor. Birçoğu da kitabı destek olayım diye alıp rafların tozlu hatıralarına bırakıyor. Çok az kişi gerçek duygu ile okuyor. Birde yazılmış olan fakat kelime karmaşasından öteye geçmeyen kitaplarda var. Onlar da ayrı bi üzüyor insanı.
Bu zamana kadar edebiyat alanında hangi etkinliklere, antolojilere vb. çalışmalara katıldınız?
2 şiir kitabım var. “Gönül Pınarım” ve “Sözüm Olsun Sana”. Birde 6 adet antoloji kitabına iştirakim var. Zaman zaman düzenlenen kitap fuarlarına katıldım. Yörük Türkmen festivallerinde de zaman zaman sahne alıp şiir okudum. Bir kaç kez de yerel tv’ler de konuk oldum.
Okurlarınıza buradan neler söylemek istersiniz?
Okurlarıma öncelikle şiir kitaplarını okurken o duyguyu hissederek okumalarını, bu eserler yazılırken verilen gayretleri bilerek şuurlu okumalarını tavsiye ederim. Birde modern çağın mengenesinde öz kültürümüzü unutmamalarını, nesilden nesile bunu aktarmalarını isterim.
Çok keyifli bir röportaj oldu, bu güzel sohbet için çok teşekkür ederiz.
Ben de teşekkür ederim. Bu keyifli röportaj için ben teşekkür ederim kolay gelsin başarılar dilerim