Ayakkabı Bot ve çizme Günlük ayakkabı Bot ayakkabı modelleri Çizme ayakkabı Terlik ayakkabı Sandalet Babet Spor ayakkabı Topuklu ayakkabı İç giyim Mayo Çorap Fantezi giyim İç çamaşır takımları Sütyen Gecelik Pijama takımı Gece elbisesi Plaj giyim Giyim Büyük beden Tesettür Etek Trenckot tarz eşofman takımları bayan Mont Gömlek Pantolon T-shirt Sweatshirt Kırmızı elbiseler Ceket Çanta Çanta aksesuarlar Bebek bakım çantası Spor çanta Okul çantası Laptop çantası Portföy çanta Bel çantası Postacı çantası El çantası Sırt çanta Bebek bakım çantası Omuz çantası Atlet Külot Jartiyer Tanga Jüpon Body Büstiyer
Duygu Hanım, size klasik bir sorum olacak belki ama biz okurlarınız olarak Duygu Hanım’ı biraz daha tanımak istesek sizin bize kendinizi tanıtacağınız, tanımlayabileceğiniz bir mottonuz var mıdır?
Tabi ki. İsmim Duygu Ünal. Ordu şehrinde dünyaya geldim ve şu anda İzmir de ikamet ediyorum. Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeniyim. Ayrıca okul öncesi öğretmenliği okudum ve bu bölümde de altı sene gibi bir tecrübem oldu. Bu sürenin, çocuk kitabı yazmaya yönelmemde büyük etkisi oldu. Benim motto olarak insanlara sunabileceğim en belirgin sözüm “Hiçbir durumda pes etmemek.” olurdu. Çünkü bu durumun etkisini çok gördüm diyebilirim.
Kitaplarınızın ortaya çıkış öyküsünü anlatabilir misiniz?
Dediğim gibi, okul öncesi öğretmenliği yaparken çocukları yeterince gözlemleme fırsatım oldu. Edebiyatla olan ilgimden dolayı okumanın peşini hiç bırakmayan bir insan oldum. Yazmanın en başı okumak. Bunu yazarlıkta aldığım eğitimlerde daha çok fark ettim. Kitap okumayı çok seven kızımın o kitaplara ve yazarlara ciddi hayranlık duyması da en büyük yazma etkenim oldu. Çok okudum. Çok yazdım. Uzun süre yazarlık ve editörlük dersleri aldım. Bu ikisinin peşini hiç bırakmadım. Bir gün instagram hikayelerinde yoldan geçen karıncaları konuşturmam üzerine aldığım “Sen çok güzel çocuk öyküleri yazarsın.” yorumu, bu yola çıkmama sebep oldu.
![]()
Çocuk kitaplarında, hikâye kadar önemli olan bir diğer unsur da resimler diyebilir miyiz?
Kesinlikle, çocuk kitaplarının en albeni etkeni resimleme. Çok güzel resimler yapan bir çizer, hikayenizi beş basamak üste çıkarabilir. Özellikle 4+ metinlerinde çocuklar okuma yazma bilmedikleri için ilk etapta resimlere bakarak kitabı sevip sevmediğine karar veriyor. Birkaç imza etkinliğimde ebeveynlerin de resme bakarak kitap aldığına şahit oldum. O kadar resme odaklı bir bakış açısı oluşmuş ki bir keresinde “A ben bu çizimleri tanıyorum. Bu çizer gözleri hep kocaman çiziyor.” diye yorum yapmıştı. Demem o ki resimleme, çocuk kitaplarının büyük bir bölümünü oluşturuyor.
Çocuk kitaplarının ülkemizdeki durumunu nasıl değerlendirirsiniz?
Çocuk kitaplarına alıcı tarafından bakıldığında çok az sayfadan oluşan en fazla bin kelimeden oluşan kolay eserler gibi bir görüntü oluşmuş. İşin içine girince bir çocuk kitabı için sarf edilen çabanın kalın bir romandan daha meşaggatli olduğunu görürsünüz. Kişi, bir kitabı alır, okur, beğenir ya da beğenmez. Çocuk kitapları ise önce ebeveynin eleğinden geçiyor. Yani sadece çocukların değil ebeveynlerin de ilgisini çekmeli. Sonra çocuğun süzgecine uzanıyor. Çocukların hayal dünyası çok geniş olduğu için yazılan her sözcüğe her benzetmeye ayrıca özen gösteriliyor. Bu büyük emeğin takdir edildiği yerler de var fakat “Altı üstü otuz altı sayfalık bir çocuk kitabı” diyenler de var. Dilerim ilk saydığım kesim büyük oranda çoğalır.
Sizce bir çocuk kitabı hangi özellikleri taşımalıdır?
Öncelikle yaş grubuna uygun içerikte olmalı. Kitabın öyküsü ve resmi birbirini tamamlamalı. Bilgi dolu kitapların, çocukların dikkatini pek çektiği söylenemez. Karşımızdaki çocukların yazarak ilgisini çekmek istiyorsak, onlara olay akışı kuvvetli ve çatışmayla başa çıkan eserler sunmalısınız. Bir de geçmişimize değil de geleceğimize yönelerek yazmak, bir yazar için düstur olmalı. Çünkü bu çocuklar geçmişte yaşamak istemiyor, şimdiye ve ileriye bakmak istiyor. Buna hizmet etmeliyiz.
Çocuk edebiyatı adaylarına tavsiyeleriniz neler olur?
En büyük tavsiyem pes etmemeyi bir omzunuzun üzerine yerleştirin ve onu hiç bırakmayın. Çok okuyun. Şunu unutmayın ki bir yazmak, on okumaktır. Okurken de ne okuduğunuzu iyi araştırın. Örneğin çocuk edebiyatıyla uğraşmak isteyen birisi sürekli çocuk edebiyatı kitabı okursa, bir süre sonra kendisini bir kısır döngünün içinde bulur. Gerekirse bir okuma grubuna dahil olun. Yazmak yabancı dil gibi bir mecradır. Sürekli kullanılmayan dil nasıl ufak ufak siliniyorsa sürekli yazılmayan yazı da bir süre sonra körelir. Demem o ki yazın. Her gün yazın.
Anne ve babalar, çocuklarına kitap seçerken nelere dikkat etmelidir?
Öncelikle anne babaların çocuklara aldıkları kitapları ellerinden geliyorsa önce kendilerinin okumasını tavsiye ederim. “Vaktim yok, okuma konusunda çocuğum benden daha hızlı gidiyor.” diyorsanız aldığınız kitabı iyice araştırın. Yayınevini, yazarını, konusunu, neye hizmet ettiğini iyi bilin. Maalesef ki kirli bilgi çocuk kitaplarına kadar indi. Çocuklarımıza okuma alışkanlığı kazandırıyoruz derken farklı şeylere hizmet etmeyi hiçbir ebeveyn istemez.
Anne-babaların “çocuklara kitap sevgisi aşılamak” gibi bir dertleri var.
Çocukların kitapları severek okumaları konusunda anne-babanın rolü nedir? Bu sürece nasıl katkı sunar ya da sunmalıdır?
Herkesin bildiği ve dilinde dolanan bir söz var. “Çocuklara anlatmayın, sergileyin.” diye. Çocuklar gördüklerini daha hızlı içselleştirirler. Bu hepimizin kabul ettiği bir gerçek. Fakat bildiğimizi uygulama konusunda bazen yanlışa düşebiliyoruz. Bizim için de geç değil. Kitapları çok sevelim. Gerekirse ailece okuma yaptığımız kısacık da olsa zamanlarımız olsun. Çocuklar zaten bir süre sonra bu düzeni kendileri isteyecektir. Bir yol çizip arkasından bir süre de olsa gitmeliyiz. Gerisi zaten bir kitapta okuduğumuz kelimeler gibi akıp gidecektir.
Güzel ve keyifli bir sohbetti. Son olarak eklemek istediğiniz bir şey, takipçilerinize vermek istediğiniz bir mesaj var mı?
Her şeyin başı sürekli yapmaktan geçer. Bu röportajı okuyanlara söyleyeceğim baş sözüm budur. Ne olursa olsun girdiği yolda ufak adımlarla da olsa yürüyüp durmayan insanlar başarır. Devamlılığı felsefe yapmak mühim.
Vakit ayırdığınız için teşekkür eder, çalışmalarınızda kolaylıklar dilerim.
Ben teşekkür ediyorum. Kolaylıklar diliyorum.
bsr recyclinghof berlin a rel="dofollow" href="https://www.vurgec.com/kategori/canta" title="Çanta">Çanta Çanta aksesuarlar Bebek bakım çantası Spor çanta Okul çantası Laptop çantası Portföy çanta Bel çantası Postacı çantası El çantası Sırt çanta Bebek bakım çantası Omuz çantası