Ayakkabı Bot ve çizme Günlük ayakkabı Bot ayakkabı modelleri Çizme ayakkabı Terlik ayakkabı Sandalet Babet Spor ayakkabı Topuklu ayakkabı İç giyim Mayo Çorap Fantezi giyim İç çamaşır takımları Sütyen Gecelik Pijama takımı Gece elbisesi Plaj giyim Giyim Büyük beden Tesettür Etek Trenckot tarz eşofman takımları bayan Mont Gömlek Pantolon T-shirt Sweatshirt Kırmızı elbiseler Ceket Çanta Çanta aksesuarlar Bebek bakım çantası Spor çanta Okul çantası Laptop çantası Portföy çanta Bel çantası Postacı çantası El çantası Sırt çanta Bebek bakım çantası Omuz çantası Atlet Külot Jartiyer Tanga Jüpon Body Büstiyer

bilecik haberleribilecik haberbozüyük haberosmaneli haberdövizakpchpmhp
DOLAR
47,2000
EURO
53,9564
ALTIN
6.179,41
BIST
14.077,29
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bilecik
Açık
32°C
Bilecik
32°C
Açık
Çarşamba Açık
34°C
Perşembe Az Bulutlu
27°C
Cuma Parçalı Bulutlu
27°C
Cumartesi Yağmurlu
22°C

Özgür Özel CHP’ye veda etti, yeni partiyi resmen duyurdu

Özgür Özel CHP’ye veda etti, yeni partiyi resmen duyurdu
ÖZÇİLEK REKLAM1
21.07.2026 16:09 | Son Güncellenme: 21.07.2026 16:11
A+
A-

Özgür Özel CHP’ye veda etti, yeni partiyi resmen duyurdu

Özgür Özel son kez seslendiği CHP grup kürsüsünden yeni partiyi resmen ilan etti. Özel, “Yeni partimizi milletimizin seçtiği, ona yetkisini emanet ettiği milletvekilleriyle ilk adımını atarak kuruyoruz. Hiç şüpheniz olmasın ki açık ara farkla TBMM’nin ana muhalefet partisi oluyoruz” dedi

Özgür Özel, mutlak butlan kararının ardından parti içi mücadelede alanları kalmadığı gerekçesiyle “yeni bir yol açma” olarak isimlendirdiği, “Tercih değil, zorunluluk” dediği yeni partiyi ilan etti.

Özgür Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda CHP’ye veda ettiğini açıkladı ve yeni parti kuracaklarını ilan etti.

CHP’de son kez grup toplantısı konuşması yapan Özgür Özel, konuşmasının başlangıcında, “Bugün bu kürsüye her zamankinden farklı duygularla, belki de vakti gelmiş bir vedanın hüznünü taşıyarak çıktım” dedi.

Konuşmasında Kemal Kılıçdaroğlu’na seslenen Özel, “İster yarıştığımız kongrenin delegesiyle, ister son kongrenin delegeleriyle, ister 2 milyon üyemizin her birisiyle sandığı koyalım ortaya, karar versinler genel başkana. Yüzde 90’ın altında oyu güvensizlik sayarım, partinin önünü açarım. Hodri meydan, var mısın” ifadelerini kullandı.

“Biz siyasette gömlek çıkarmıyoruz. Biz bu ülkenin yarınları için siyasette ateşten bir gömleği hep beraber giyiyoruz” diyen Özel, yeni partiyi ilan etti.

Özel, “Milletvekillerimiz ile birlikte yeni partiyi kuruyoruz. Yeni kuracağımız partimizle açık ara farkla TBMM’nin anamuhalefet partisi oluyoruz” diye konuştu.

Özel’in açıklamaları şöyle:

Bugün unutmamamız gerekenleri konuşacağız. NATO toplantısı yapılırken yüzlerce gözaltı yapıldı. 29 gündür 10’u TEMA gönüllüsü, ÇYDD üyeleri, Sendika üyeleri, Çağdaş Hukukçular ve gazeteciler olmak üzere yüzlerce arkadaşımız içeride haksız yere tutuluyor. Kendilerine dayanışma duygularımızı iletiyoruz.

Hepimizin yerine içeride yatanlar var. Gezi hükümlüleri… Hepimiz adına İstanbul’u korudalar. 3’er defa berat etmelerine rağmen, birisinin zihninde saplantıya kapıldığı için bugün tutuklular.

Mehmet Murat Çalık… Annesinin göz yaşları, nükseden sağlık sorunlarıyla İzmir’den ailesinden uzak tutuldu. Keza Fatih Keleş, Necati Özkan gibi… Mahkeme başkanının bir daha zulüm olmayacak demesine rağmen, dün Silivri’den Kandıra’ya sevk edildiler. Yapılan bu haksızlığı bir kez daha not ediyoruz. Bütün tutuklu arkadaşlarımın masumiyetinin kefiliyiz.

“TARİHİ KONUŞMA YAPMAYA DEĞİL, TARİHİ HATIRLATMAYA GELDİM”

Bugün bu kürsüye her zamankinden farklı duygularla, vakti gelmiş bir vedanın hüznünü taşıyarak çıktım. Hep beraber tarihi bir kavşaktayız. Bugün buradan tarihi bir konuşma, çok sıra dışı bir konuşma değil; tarihe not edilen, tarihe emanet edilen açık bir konuşma yapmaya geldim. Tarihi konuşmayı yapılacak ilk seçimin ardından hep birlikte yapmak üzere, tarihe emanet ediyorum.

Yol arkadaşlarım, Kasım 2023’den bu yana hep beraber yaşadıklarımızın siyasi tarihimizde unutulmayacağından şüphemiz yok. Tarih sayfaları her acıyı, her sevinci, her hukuksuz saldırıyı yazacağından eminim. Bugünkü duruş ve tutumlarımız evlatlarımıza mirasımızdır.

Size söz veriyorum, her şey bittiğinde asla unutkan olmayacağız. Her şey bitecek ama birlikte hatırlayacağız. Bugüne kadarki tutum, duruş ve yaptıklarımızdan birileri “Bunun da üstünden yıllar geçer, bunlar unutulur. Yapanın yanına kar kalır” diye düşünmesin. Zalimi zalim, mazlumu mazlum olarak, tembeli tembel olarak, sinip kaçanı korkak, sorumluluk alanları birer kahraman olarak; dost olanı dost, olmayanın bugünlerdeki tutumunu unutmayarak biz de anacağız, tarih de öyle anacak. Tarih bugün kim neredeyse onu orada yazacak.

“ESKİ NESİL SİYASETE KARŞI YENİ NESİL SİYASETİ KURMAK İÇİN”

Türkiye’de yıllardır kurgulanmış bir düzen var. Değişmeyen aktörleri millete dayatan bir düzen var. Bu düzene karşı bu itirazı bitirenler, bu düzene çomak sokanlar; seçim sonuçlarını hazmedemeyenler… O günlerden sonra 14-28 Mayıs yenilgilerinden sonra AK Parti’nin kara düzeninin bir dönem daha devam edeceği görüldüğünde eski nesil siyasete karşı yeni nesil siyaseti kurmak için; bir duyguya sahip olanlar, milletin duygusal kopuşunu görenler, milletin başının önde eğildiğini görenler, bu milletin karşısına çıkıp bir öz eleştiri yapmanın, yeni bir yola çıkmamanın itirazını görenler bir tutum aldı.

Ben limanı güvenli limana götürüp bırakacağım, sonrasına bakacağım diyenlere karşı bu millet “Bir yerel seçime daha böyle gidilmez, parti yüzde 13’lerde gerilemeye devam ediyor, bir şeyler yapmalıyız” diyenler bir yola girdiler. O gün yol ayrıldı. O günkü değişim iradesinin doğru olduğunu görüp, örgütle gelen herkesi ilk adım atıldığında birlikte olduklarımız kadar kıymetli gördüm. Tarihin doğru yerinde olmak; önemli olan samimiyettir. Önemli olan kendin için bir şey istemek yerine gerekirse kendini feda edip memleketin önünü açmaktır.

O günü hatırlayalım. O gün CHP değişirse Türkiye değişir diyenler kurultaya gidenler, “Bu delege yapısıyla mümkün mü?” diye soruyordu. Mümkün değil, olmayacak diyorlardı. Onlara dedim ki, “O delegenin iradesini biz değil, berberi, komşusu ikna edecek.”

Ben bugün milletin karşısına çıkıp alnı açık bir konuşma yapmaya geldim. O gün “tıpış tıpış verecekler” diyen anlayış yerine, onları dinleyen, sokağı dinleyen, “onlar ne derse o olur, onlardan gelen sesi duyarsak doğrusu olur” diyen kadrolar geldi. 7 yıllık ilçe başkanıyla 3. kez tanışıp memnun olan birinin yerine 10 yıllık emekçinin torununun adını bilenler partide iktidara geldi.

Bizi ötekileştirdiler diyorlar. Tersini gördüm; değişimcinin cenazesine gelmeyenleri gördük. Ben zihniyetini yıkıp “biz” diyen bir yönetim anlayışı, “iktidar” diyen bir anlayış geldi…

Parti bölünecek diyorlar. Biz bir bütünüz. Bu bütün 103 yıldır ayrışmayan bir bütündür.

“47 YIL SONRA SÖZ VERDİĞİMİZ GİBİ CHP’Yİ 1. PARTİ YAPTIK”

Hepiniz şahitsiniz. Kurultayın ardından sadece 4 ayımız vardı (yerel seçimler için). CHP’deki değişimin Türkiye’yi değiştireceğini görmüş olduk.

Yerel seçimlerde tarihi bir başarı elde ettik. Bir daha kimse bizi yenilgiyle tanıştıramayacak. Bülent Ecevit nasıl 4 seçimden iktidar partisi çıktıysa; biz de bir daha yenilgiyi tatmayacağız dedim. Siyaset kararlılık ve ekip işidir. Hiçbirimiz artık bu partinin muhalefette kalmayacağını, yenilgiye doyduğunu söyledik. 47 yıl sonra söz verdiğimiz gibi CHP’yi 1. parti yaptık. AKP’ye yenilgiyi tattırdık. “13 kere yarıştık 13’ünü de ben kazandım” diyen zihniyetle bir kez yarıştık onu da biz kazandık.

“DEMOKRATLIK SEÇİM KAYBEDİLİNCE BAKILIR”

İki sınavdan geçilemedi. Birisi 14 Mayıs 1950 gecesi yaverini çağırıp, “Paşa devir teslime hazırdır” deyip; “En büyük yenilgim, demokrasinin en büyük zaferidir” diyebilen İsmet Paşa’ya nasip olan şeyi kaybettiği ilk seçimde milli iradeyi kirli iradeye çeviren Recep Tayyip Erdoğan demokratlık sınavını geçemedi. Demokratlık seçim kaybedilince bakılır.

İkinci kayıp var. Öyle bir noktaya geldik ki bazı gecikmiş vedalar olur. O vedalar en sonunda doğru yere oturur. Ondan sonra dönüp de kaybedene “Ne yapıyor?” diye bakarlar. Hem seçimi kaybettiğinde rakibine, hem seçimi kaybettiğinde emaneti teslim etmesinin; partilerinin iktidara gelmesinin önünde engel olmamanın tarih önünde büyük bir onuru ve gururu vardır. O gururu yaşayan İsmet Paşa’ya selam olsun.

“BAĞIMSIZ YARGIYA GÜVENİMİZ TAMDIR”

Arkadaşlarımıza yapılan kumpaslara karşı “Bağımsız yargıya güvenimiz tamdır. Yargı süreçlerinin tamamlanmasını bekleyeceğiz, arkadaşlarımızın aklanması lazım, partimizin bunlardan arınması lazım” diyecek genel başkan; iki emekli öğretmenin evladı, 10 yaşından beri yatılı okulda arkadaş satmamış Özgür Özel olamazdı. Olmadı, olmayacak!

Partinin adaysızlaştırma, kurumsuzlaştırma düğmesine basıldı. Cumhurbaşkanı adayımızı tutukladılar. Millete “Bunlar casus, hırsız” damgası vurmaya çalıştılar. Operasyonlarla İmamoğlu gibi, girdiği tüm seçimleri kazanmış bir isme 1 buçuk yıl boyunca her türlü haysiyet suikastinin üzerinde tepinerek çırpındılar.

Kurultayı kaybedip hazmedemeyenlerle, yerel seçimi kaybedip hazmedemeyenlere yarının iktidarını verecek miyiz, derin devletin kirli işbirliğine alet olacak mıyız sorusuna hayır diyenlerin yürüyüşüdür bu.

32 profesör “Tedbir kararı kurultaya engel değildir” dedi. Kılıçdaroğlu’nun avukatını yetiştiren hocayı yetiştiren hocalar… AYM, “Delege imza topladıysa mutlaka kurultay yapılmalıdır” der. Yapmayacağım diyorlar. PM’de kararı alınabilir bu kurultayın. 8 kişi üstündük. 9 arkadaşımızı ihraç ederek PM’nin çoğunluğunu kendilerine almaya çalıştılar. PM’den istifa ettik. 60 kişilik PM 40’ın altına düşemez, 23’e düşüyor. Hadi kurultay; yok tedbir var diyorlar. 1033 delege kurultay yap Kemal Bey diyor, kendine oy veren 500 delegeyi dinlemeyip kurultayı yapmıyor.

“HODRİ MEYDAN, VAR MISIN!”

Burada 74 il başkanı var, içlerinden 56 tanesi Kemal Bey’in döneminden. 2025’te aday olmuş, yeniden seçilmişler. Kararı 81 il vermiş. Bugün butlancılık yapmadıkları için, bugün Özgür Özel’le beraber oldukları için, iktidar yürüyüşünde oldukları için 36’sı görevden alınıyor. Örgütleri görevden alıyor. Sonra “Durun partide, gitmeyin” diyorlar. Erdoğan’ı seçtirmek için… Yok öyle yağma…

Partiliyim diyene söylüyorum, CHP’liyim diyebilene söylüyorum; ister yarıştığımız kongrenin delegesiyle, ister son kongrenin delegeleriyle, ister 2 milyon üyemizin her birisiyle sandığı koyalım ortaya, karar versinler genel başkana. Yüzde 90’ın altında oyu güvensizlik sayarım, partinin önünü açarım. Hodri meydan, var mısın!

“İŞGAL ALTINDA OLAN PARTİMİZİ SAVUNMAK DA BU OMUZLARA DÜŞMEKTEDİR”

Hüzünlü bir vedanın eşiğindeyiz. Bu partinin evlatları, CHP’nin kurucu parti olduğunu, bu partinin Atatürk’ün emaneti olduğunun farkındadır. Demokrasi mücadelesini ağır bedellerle ödemiş bir partidir CHP. İl başkanlarını suikastlara kurban etmiş, darbeler görmüş, saldırılar görmüş bir partidir. Biz bu büyük mirasın her satırını, ezbere bildiğimiz hatırasına sahip çıkıyoruz. Partimiz butlanla saray arasına sıkışmış bir esaretin altındadır. İşgal altında olan partimizi savunmak da bu omuzlara düşmektedir.

Miras bizdedir. Meşruiyet bizdedir. Yetki bizdedir. Görev bizdedir. Cumhuriyeti kuran geleneğin bugünkü anlayışı bizimledir. Biz 47 yıl sonra partiyi 1. parti yapan, AKP’ye ilk yenilgiyi tattıran, parti işgal edildiğinde direnen, devletin polisi gelip üzerine gaz sıkılan, jop verilen, Atatürk’ün emaneti tarumar edilen o günden sonra milletvekillerimizle, üyelerimizle, PM üyelerimizle birlikte o binadan çıktık. Geride yenilgileri, teslimiyetleri ve hüzünleri bıraktık. Yanımıza umutlarımızı aldık. O gün Meclis’e geldik, binaya sığındık ve mücadeleyi birlikte yürüttük.

Bugün gelinen nokta sarayla uzlaşmanın noktası değildir. Sinmek, susmak, durmak değildir. İşgal altındaki İstanbul’da saray kuklası bir paşa olmak yerine kurtuluş mücadelesi veren Atatürk’ün gösterdiği yol bizim yolumuzdur. Her adımda eskimiş, köhnemiş, yozlaşmış siyaseti geride bırakıyoruz. Özgür ve onurlu insanların ülkesini kurmak için yola çıkan bir anlayışı hayata geçiriyoruz.

“ATEŞTEN GÖMLEK GİYİYORUZ”

Kontrollü muhalefeti kabul etmiyoruz. Devleti partiye dönüştüren anlayışı, siyaseti hukuk eliyle dizayn etme girişimlerini karşımıza alıyoruz. Bu bir ayrılık değil, vazgeçiş değil. Bu iktidara yürüyüşün kararlı adımlarıdır. Hiçbir parti milletten büyük değildir. Hiçbir makam demokrasiden ileride, hiçbir yapı Cumhuriyet ideallerinden daha büyük değildir.

Biz milletin emrindeyiz. Burada ilan ederiz; yanımızda olanlara, karşımızda olanlara… Biz siyasette gömlek çıkarmıyoruz, yarınlara hizmet etmek için ateşten bir gömlek giyiyoruz.

Korkanlar, çekinenler geride kalsınlar. Biz demokrasiyi milletin gerçek gücü, adaleti devletin temel vasfı olarak görüyoruz.

Yeni partimizi milletimizin seçtiği vekillerimizle kuruyoruz. Yeni partimizde hiç şüpheniz olmasın ki TBMM’nin ana muhalefet partisi oluyoruz.

Bugün CHP’nin grup kürsüsüne veda ederken, ana muhalefet grup kürsüsüne veda etmenin; iktidar partisi grup kürsüsüne kavuşmanın gününü sayıyoruz.

Elbette sosyal demokratız. 6 oka sonuna kadar bağlıyız. Kuruluş kodlarına elbette sahibiz. Bununla birlikte büyük bir çağrının da sahibiyiz. Sosyal demokratları, muhafazakar demokratları, milliyetçi demokratları, Atatürk’le sorunu olmayan, Cumhuriyetle sorunu olmayan tüm demokratları birlikte iktidara yürümeye davet ediyorum.

Yarın sabah kimse belediye başkanına sen niye geçmedin, meclis üyesine niye parti değiştirmedin demesin. Kimseyi geride bırakmayacağız. “Ben yeni partide yokum, Özgür Özel’le değilim” diye duymadığınız herkes bizimle birliktedir. Bu yürüyüşte ne İmamoğlu’nu geride bırakırız, ne Mansur Yavaş’ı. Ne Zeydan Karalar kalır Adana’da, ne Vahap seçer Mersin’de. Ben onlarla değilim demeyen herkes bizimle birliktedir, iktidar yürüyüşündedir.

Sahipsiz vatanın batması haktır. Sen, ben, biz böyle sahip çıktıktan sonra bu vatan batmayacaktır. Yolları kapadılar, yeni bir yol açmaya var mısınız? Yeni bir yol açıyoruz, iktidara yürümeye var mısınız? Hep birlikte yürüyeceğiz, iktidara yürüyeceğiz.

Kaynak: Yeniçağ

ÖZÇİLEK REKLAM1
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

bsr recyclinghof berlin a rel="dofollow" href="https://www.vurgec.com/kategori/canta" title="Çanta">Çanta Çanta aksesuarlar Bebek bakım çantası Spor çanta Okul çantası Laptop çantası Portföy çanta Bel çantası Postacı çantası El çantası Sırt çanta Bebek bakım çantası Omuz çantası