Ayakkabı Bot ve çizme Günlük ayakkabı Bot ayakkabı modelleri Çizme ayakkabı Terlik ayakkabı Sandalet Babet Spor ayakkabı Topuklu ayakkabı İç giyim Mayo Çorap Fantezi giyim İç çamaşır takımları Sütyen Gecelik Pijama takımı Gece elbisesi Plaj giyim Giyim Büyük beden Tesettür Etek Trenckot tarz eşofman takımları bayan Mont Gömlek Pantolon T-shirt Sweatshirt Kırmızı elbiseler Ceket Çanta Çanta aksesuarlar Bebek bakım çantası Spor çanta Okul çantası Laptop çantası Portföy çanta Bel çantası Postacı çantası El çantası Sırt çanta Bebek bakım çantası Omuz çantası Atlet Külot Jartiyer Tanga Jüpon Body Büstiyer

bilecik haberleribilecik haberbozüyük haberosmaneli haberdövizakpchpmhp
DOLAR
45,7264
EURO
53,4746
ALTIN
6.722,09
BIST
13.807,07
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bilecik
Yağmurlu
19°C
Bilecik
19°C
Yağmurlu
Pazar Yağmurlu
18°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
20°C
Salı Parçalı Bulutlu
24°C
Çarşamba Hafif Yağmurlu
26°C

Eğitimde alarm zilleri! Öğrenci sayısı düşüyor

Eğitimde alarm zilleri! Öğrenci sayısı düşüyor
/
05.05.2025 10:04
A+
A-

Eğitimde alarm zilleri! Öğrenci sayısı düşüyor

İLKE Vakfı Eğitim Politikaları Araştırma Merkezi (EPAM) tarafından hazırlanan Eğitimİzleme Raporu 2024, 24 Nisan 2025’te kamuoyuyla paylaşıldı. Rapor, Türkiye eğitim sisteminin güncel görünümünü ve dönüşüm ihtiyacını çarpıcı verilerle ortaya koydu.

Örgün eğitimde toplam öğrenci sayısı son bir yılda yaklaşık 1,2 milyon azalarak 18,7 milyona geriledi. En dikkat çekici düşüş, lise öğrencilerinde yaşandı. Bu düşüşte, özellikle açıköğretimde okuyan lise öğrencilerinin kayıtlarını yenilememesi dikkat çekti. Bu durumun aynı zamanda okul terki, demografik değişim ve okullaşma eğilimleriyle birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

SOSYAL-DUYGUSAL GELİŞİMDE FIRSAT VE ZORLANMA ALANLARI

PISA 2022 verilerine göre, öğrencilerin yaratıcılığa yönelik tutumları ile merak, kararlılık/kendine güven gibi becerilerde görece olumlu bir görünüm sergiledikleri; okula aidiyet duygusunda düşüş ve psikolojik zorbalığa maruz kalma oranlarında ise artış olduğu dikkat çekiyor. Bu durum, sosyal-duygusal öğrenme alanında hem önleyici hem de destekleyici stratejilere aynı anda ihtiyaç olduğunu gösteriyor.

NEET ORANI ENDİŞE VERİYOR: GENÇLER NE OKULDA NE İŞTE

Türkiye, OECD ülkeleri arasında 15-29 yaş grubunda ne eğitimde ne istihdamda (NEET) olan gençlerin oranının en yüksek olduğu ülkelerden biri konumunda. Gençlerin eğitim sistemiyle ve iş gücü piyasasıyla kurduğu zayıf bağ, hem sürdürülebilir kalkınma hem de toplumsal refah açısından ciddi bir risk oluşturuyor.

EĞİTİME AYRILAN BÜTÇE TL OLARAK ARTARKEN DOLAR BAZINDA GERİLİYOR

TL bazında öğrenci başına yapılan harcamalar artış gösterse de dolar bazındaki artış çok daha sınırlı kaldı. Öğretmen maaşları da OECD ortalamalarının oldukça gerisinde.

YÜKSEKÖĞRETİMDE ÖĞRENCİ SAYISI SERT DÜŞTÜ, ULUSLARARASI ÖĞRENCİ ORANI REKOR KIRDI

2021-2022’de 8,3 milyon olan örgün yükseköğretim öğrenci sayısı, 2023-2024’te 7 milyona düştü. Özellikle lisans ve önlisans programlarında yaşanan bu düşüş, demografik daralmadan çok üniversite eğitiminin algılanan değerindeki aşınmaya işaret ediyor. Öte yandan, uluslararası öğrenci oranı %4,75’e yükselerek bugüne kadarki en yüksek seviyesine ulaştı. Yerel öğrencilerin ilgisindeki azalma ve yabancı öğrencilerin artışı, 2024’te yükseköğretim alanında öne çıkan en dikkat çekici bulgulardan biri olarak öne çıkıyor.

Öneriler:

OKUL TERKİYLE MÜCADELEDE YENİ YAKLAŞIMLAR ŞART

Ortaöğretimde okul terkini azaltmak için yalnızca ekonomik destekler değil, öğrenci merkezli ve esnek öğrenme yolları sunan modeller geliştirilmeli; erken uyarı sistemleri yaygınlaştırılmalıdır. Ayrıca, ortaöğretimde zorunlu eğitimin süresi ve yapısı da günümüzün ihtiyaçlarına göre yeniden değerlendirilmelidir.

ÖĞRETMEN NİTELİĞİNİ İZLEYEN MEKANİZMALARA İHTİYAÇ VAR

Milli Eğitim Akademisi (MEA) gibi yeni kurumsal düzenlemeler, öğretmen yetiştirme ve mesleki gelişim süreçlerinde nitelik odaklı bir dönemin başlangıcını temsil ediyor. Bundan sonraki adım, öğretmen yeterliklerini sürekli izleyen ve geliştiren bir performans-geri bildirim sistemi kurulması olmalı.

KÂĞIT ÜSTÜNDEKİ EŞİTLİK GERÇEĞE DÖNÜŞMELİ

Doğu ve Güneydoğu Anadolu gibi dezavantajlı bölgelerde altyapı yatırımlarının ötesine geçilerek, bölgeye özel teşvik programları, öğretmen destek paketleri ve yerel yönetim iş birlikleri devreye alınmalıdır.

YÜKSEKÖĞRETİMDE KALİTE ÖNCELİĞİ

Niceliksel büyümeden çok niteliksel iyileştirmeye odaklanılmalı; kontenjan planlaması işgücü ihtiyacına göre yapılmalı ve iç kalite güvence sistemleri etkinleştirilmeli.

“ORTAÖĞRETİMDE OKUL TERKİ ÖNEMLİ BİR SORUN”

İLKE Vakfı Eğitim Politikaları Araştırma Merkezi (EPAM) Ayhan Öz, “Türkiye’de ortaöğretim öğrenci sayısı tüm okul türlerinde düşüş gösterdi. Açıköğretimde pasif durumdaki öğrencilerin kaydının silinmesi nedeniyle en önemli düşüş genel ortaöğretim kurumlarında gözlense de mesleki teknik eğitim ve din öğretimi kurumlarında da öğrenci sayısı azaldı. Buna ilaveten Türkiye’de ne eğitimde ne istihdamda (NENİ) olan 15-17 yaş arası çocukların sayısı bir önceki yıla kıyasla 2024 yılında %6,81 arttı. Bu yaş grubunda işgücüne katılım oranı da %18,7’den %22,1’e yükseldi. Bütün bunlar ortaöğretim kademesinde okul terkinin önemli bir sorun olduğunu gösteriyor” dedi.

Öz, “Sosyal ve ekonomik koşullar birçok öğrenciyi işgücü piyasasına katılmaya zorluyor. Bu noktada ortaöğretimdeki zorunlu eğitimin süresinin yeninden düşünülmesine ve Meslek Eğitim Merkezleri gibi öğrenim ve mesleki deneyimi eşzamanlı mümkün getiren esnek programların desteklenmesine ihtiyaç olduğu söylenebilir” diye konuştu.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde öğretmen doluluk oranlarının %60’a kadar düştüğünü belirten Öz, bu durumun sadece sayısal değil, niteliksel bir sorun olduğunu söyleyerik şunlaır kaydetti: “Öğretmen atamalarında bölgeler arası büyük bir eşitsizlik yaşanıyor. Öğretmenler, özellikle zorunlu hizmet bölgelerinde uzun süre kalmıyor, dolayısıyla öğrenciler her yıl yeni bir öğretmenle eğitim görmek zorunda kalıyor. Bu da hem akademik sürekliliği hem de öğrenci-öğretmen güven ilişkisini zedeliyor. Öte yandan tecrübeli öğretmenlerin büyük kısmı batı illerinde görev yapmayı tercih ediyor. Eğitimde kaliteyi artırmak istiyorsak, dezavantajlı bölgelerde görev yapan öğretmenlere kalıcı teşvikler sunmalı, hizmet içi eğitimleri bölgeye özgü ihtiyaçlara göre yeniden tasarlamalıyız.”

Bu yıl rapora ilk kez “sosyal-duygusal gelişim” başlığının eklendiğini belirten Öz, öğrencilerin sadece akademik başarı değil, ruhsal destek alanında da zorluklar yaşadığını şu sözlerle aktardı: 2022 yılına ait OECD verileri Türkiye’deki öğrencilerin merak, azim ve kararlılık konusunda iyi durumda olduğunu gösteriyor. Örneğin kararlılık ve kendine güvende 0,27 ortalama ile OECD ülkeleri içinde ilk sırada yer alıyor. Buna mukabil Türkiye’deki öğrenciler strese dayanıklık ve duygu kontrolü noktasında ortalamanın çok altında. Buna ilaveten yaratıcı özyeterlik ile hayal gücü ve maceraperestlik konusunda da öğrencilerimiz OECD ortalamasının üzerinde bir ortalamaya sahip. Bütün bunlar öğrencilerimizde önemli bir potansiyel bulunduğunu fakat eğitim öğretim ortamlarının bu potansiyeli açığa çıkartmada yetersiz kaldığını gösteriyor. Sınav odaklı bir eğitim sistemine sahip olmamız bunda önemli bir etken. Zira bu sınavlar öğrencilerin anlamlı öğrenmelerin etkin bir aktörü olmasını engelliyor ve öğrencilerde stres ve kaygı oluşturuyor. Burada yeni müfredatın olumlu bir etki oluşturması muhtemel. Zira hem müfredat sosyal-duygusal gelişim alanına özel bir önem veriyor hem de değerlendirmeyi süreç odaklı hale getiriyor.”

“ÜNİVERSİTE MEZUNLARININ %27’Sİ İŞSİZ”

Yükseköğretim politikalarının istihdamla uyumsuz olduğunu ifade eden Öz, verileri şöyle aktardı:

“Üniversite mezunu gençlerde işsizlik oranı %27. Bu oran, birçok Avrupa ülkesinin iki katı seviyesinde. Kontenjanlar sürekli artarken, eğitim içerikleri ve üniversite-sanayi iş birliği aynı oranda gelişmiyor. Bu da mezunların piyasa beklentilerine yanıt verememesine yol açıyor. Özellikle bazı bölümlerde arz fazlası yaşanırken, teknik alanlarda ciddi bir yetişmiş insan kaynağı açığı var.

Dengesizlik, yalnızca bireysel değil, ülke ekonomisi açısından da ciddi bir verimsizlik doğuruyor. Yükseköğretim sisteminin yeniden yapılandırılması, planlamanın arz-talep dengesi gözetilerek yapılması gerekiyor.”

Kaynak: Serhat KAYA

ÖZÇİLEK REKLAM1
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

bsr recyclinghof berlin a rel="dofollow" href="https://www.vurgec.com/kategori/canta" title="Çanta">Çanta Çanta aksesuarlar Bebek bakım çantası Spor çanta Okul çantası Laptop çantası Portföy çanta Bel çantası Postacı çantası El çantası Sırt çanta Bebek bakım çantası Omuz çantası