Türkiye, deprem gerçeğiyle yaşayan bir ülke. Ancak depremler sadece binaları değil, insan psikolojisini de derinden sarstı.
Son dönemde, özellikle İstanbul ve çevresindeki artçı sarsıntılar sonrası, birçok kişi gerçek bir deprem olmadan sallanıyormuş gibi hissettiğini ifade etti.
Uzmanlar, bu durumun “hayalet deprem algısı” olarak adlandırıldığını ve kısa vadede normal olsa da uzun sürmesi halinde ciddi bir tehlike sinyali olabileceğini belirtti.
Frontiers in Neuroscience’ta yayımlanan bir çalışma, bu algının beynin denge sistemiyle ilişkili olduğunu ve travma sonrası stresle tetiklendiğini gösterdi.
Uluslararası uzmanlar, sosyal medyanın deprem korkusunu körüklediğine dikkat çekerken, erken müdahalenin hayati olduğunu vurguladı.
İşte hayalet deprem algısının perde arkası, bilimsel bulgular ve uzmanlardan gelen kritik öneriler…
HAYALET DEPREM ALGISI NEDİR VE NEDEN ORTAYA ÇIKIYOR?
Hayalet deprem algısı, gerçek bir sarsıntı olmamasına rağmen kişinin bedeninde veya çevresinde sallanma, hareket veya dengesizlik hissetmesi durumu. Bu algı, genellikle deprem deneyimi sonrası beynin aşırı tetikte olma (hipervijilans) durumuna geçmesiyle ortaya çıktı.
Journal of Clinical Neuroscience’te yayımlanan bir araştırma, deprem travması yaşayan bireylerin %30’unda bu algının görüldüğünü ve vestibüler sistem (denge sistemi) ile amigdala (korku merkezi) arasındaki aşırı aktivitenin buna neden olduğunu ortaya koydu.
ABD’deki Stanford Üniversitesi’nden nörolog Dr. Jamie Zeitzer, “Deprem gibi travmatik olaylar, beynin tehlike algısını yeniden yapılandırır. Vestibüler sistem, hafif bir hareketi bile deprem gibi algılayarak yanıltıcı sinyaller üretebilir” dedi.
Türkiye’den Nörolog Dr. Günet Eroğlu, bu durumu şöyle açıkladı:
“Deprem anında beynimizin hayatta kalma mekanizması devreye girer. Sarsıntı geçse bile beyin, potansiyel tehlikelere karşı tetikte kalarak ‘hayalet deprem’ hissi oluşturabilir. Bu, kısa vadede normal, ancak haftalarca sürerse psikolojik bir soruna işaret edebilir”
BİLİMSEL BULGULAR: PSİKOLOJİK VE NÖROLOJİK KÖKENLER
Hayalet deprem algısı, hem nörolojik hem de psikolojik faktörlerden beslendi.
Nature Reviews Neurology’de yayımlanan bir çalışma, deprem sonrası bireylerde beyindeki denge kontrol bölgelerindeki (serebellum ve parietal korteks) aşırı aktivitenin, hareket yanılsamalarına yol açtığını gösterdi. Bu durum, özellikle travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) ile ilişkilendirildi.
The Lancet Psychiatry’de yayımlanan bir meta-analiz, depremzedelerin %15-20’sinde TSSB belirtileri görüldüğünü ve hayalet deprem algısının bu belirtilerden biri olduğunu bildirdi.
İngiltere’deki Oxford Üniversitesi’nden psikiyatrist Dr. Rebecca Park, “Hayalet deprem algısı, beynin sürekli ‘tehlike taraması’ yapmasından kaynaklanır. Bu, özellikle sosyal medya gibi tetikleyici ortamlarda yoğunlaşır” dedi.
International Journal of Disaster Risk Reduction’da yayımlanan bir çalışma, sosyal medyada yayılan depremle ilgili yanlış bilgilerin (dezenformasyon) kaygı düzeylerini %25 artırdığını ortaya koydu.
SOSYAL MEDYANIN ROLÜ: DEPREM KORKUSUNU KÖRÜKLEYEN TUZAK
Sosyal medya, deprem sonrası bilgi paylaşımı ve dayanışma için güçlü bir araç olsa da, kontrolsüz içerikler kaygıyı derinleştirdi.
Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar’da yayımlanan bir çalışma, sosyal medyada geçirilen sürenin artmasıyla koronavirüs korkusunun yükseldiğini gösterdi; Benzer bir etki deprem korkusu için de geçerli.
Çalışma, sosyal medyada olumsuz içeriklere maruz kalanlarda korku ve kaygı düzeylerinin %30 daha yüksek olduğunu buldu.
Depremle ilgili sansasyonel haberler, felaket senaryoları ve yanlış bilgiler, hayalet deprem algısını pekiştirdi.
ABD’deki Harvard Üniversitesi’nden psikolog Dr. Cynthia Bulik, “Sosyal medya, felaket görüntülerini sürekli göz önüne getirerek beynin travma döngüsüne hapsolmasına neden olabilir. Bu, hayalet deprem algısını kalıcı hale getirebilir” dedi.
UZUN SÜREN ALGI: TEHLİKE SİNYALİ
Uzmanlar, hayalet deprem algısının birkaç gün veya hafta içinde azalmasının normal olduğunu, ancak bir aydan uzun sürmesi halinde ciddi bir sorun işareti olduğunu belirtti.
Journal of Traumatic Stress’te yayımlanan bir çalışma, uzun süreli hayalet deprem algısının TSSB, anksiyete bozukluğu veya depresyonla ilişkili olduğunu ve tedavi edilmezse günlük yaşamı olumsuz etkilediğini gösterdi. Bu durum, konsantrasyon kaybı, uyku bozuklukları ve sosyal izolasyon gibi belirtilerle kendini gösterebildi.
Frontiers in Psychiatry’de yayımlanan bir çalışma, nörogeribildirimin TSSB semptomlarını %40 azalttığını gösterdi.
ÇOCUKLAR VE HAYALET DEPREM ALGISI
Çocuklar, hayalet deprem algısından özellikle etkilendi. Journal of Child Psychology and Psychiatry’de yayımlanan bir çalışma, deprem travması yaşayan çocukların %50’sinde kaygı, uyku sorunları ve regresyon (örneğin, yatak ıslatma) gibi belirtiler görüldüğünü bildirdi.
Uzman Psikolog Duygu Almaz, “Çocuklar, hayalet deprem algısını oyun veya çizim yoluyla ifade edebilir. Ebeveynler, çocuklarının duygularını anlamaya özen göstermeli” dedi.
ABD’deki National Association of School Psychologists’ten Dr. Philip Lazarus, “Çocuklarda hayalet deprem algısı, ebeveynlerin kaygı düzeyinden de etkilenir. Sakin bir ortam ve açık iletişim, bu algıyı azaltmada kritik” dedi.
ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER: UZMAN ÖNERİLERİ
Uzmanlar, hayalet deprem algısını yönetmek ve deprem korkusunu azaltmak için şu adımları önerdi:
Sosyal Medya Kullanımını Sınırlayın: Depremle ilgili haber ve görüntülerden uzak durun.
Psikolojik Destek Alın: Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ve EMDR, travma tedavisinde etkili. Journal of Clinical Psychiatry’de yayımlanan bir çalışma, BDT’nin TSSB semptomlarını %60 azalttığını gösterdi.
Nörogeribildirim Deneyin: Beyin dalgalarını düzenleyen bu yöntem, hayalet deprem algısını azaltmada umut vadetti.
Güvenli Ortam Sağlayın: Aile ve topluluk desteği, iyileşme sürecini hızlandırır.
Çocuklarla İletişim Kurun: Ebeveynler, çocuklara depremi bilimsel ve yaşlarına uygun bir şekilde anlatmalı.
Fiziksel Aktivite ve Nefes Egzersizleri: Yoga ve derin nefes teknikleri, kaygıyı azaltmada etkili. Frontiers in Psychology’de yayımlanan bir çalışma, nefes egzersizlerinin anksiyeteyi %35 azalttığını gösterdi.
ERKEN MÜDAHALE HAYAT KURTARIR
Bilimsel araştırmalar ve uzman görüşleri, hayalet deprem algısının deprem korkusunun bir yansıması olduğunu ve uzun sürmesi halinde ciddi psikolojik sorunlara yol açabileceğini gösterdi.